İnandığına emin olmayanlardan hayır gelmez. Yola çıkmadan önce melhuz tehlikeleri aşabilme gücünü gösterebilecek bir cesarete de sahip olmayanlardan hayır gelmez. Sosyal ve siyasal meseleleri çözebilme kararlılığını gösteremeyenlerden, yolunda direk değil, zikzaklar çizerek sonuç almaya çalışanlardan da hayır gelmez.
Siyasi tercihlerinde cesaret gösteremeyen, adam görüntüsü verebilmek için sütre gerisine çekilip, olayların gelişmesini bekleyenlerden de hayır gelmez. Cesareti olmayandan, korkaklardan, baskılara dayanma gücü bulunmayanlardan da hayır gelmez.
Her meselede yetenekleri ile değil de, kâzip şöhret olma peşinde koşanlardan da hayır gelmez. Vuku bulacak tehlikeleri göğüslemekten çekinen, ‘armut piş, ağzıma düş’ mantığı ile hareket edenlerden de hayır gelmez.
Siyasi tercihlerini açık yüreklilikle ortaya koyup, pehlivanlar gibi ortaya çıkamayanlardan da hayır gelmez. Görevli oldukları zamanlarda bile icraatları ile milleti avutanlardan, zoru görünce de meydanlardan sıvışanlardan, korkusunu aşamayanlardan da hayır gelmez.
Hep alkış bekleyenlerden, ter dökmeden sayeban olmak isteyenlerden de hayır gelmez. Önce ortalıklarda görünen, sonra baskı görünce de siyasi arenadan sıvışanlardan da hayır gelmez.
Entrikalarla ve uluslar arası temaslar sonucu bir takım makamlara gelenlerden hayır gelmez. Sadece kendisini düşünen, milletin mahvına sebebiyet verecek meseleler karşısında cesaretsizlikleri sebebiyle dik duramayanlardan da hayır gelmez.
Şahsi ikbalini garanti görmeden ortaya çıkamayan, daima milletin peşlerinde koşmasını bekleyenlerden de hayır gelmez. Millete ümit verip, sonra şahsına zarar gelebilecek durumlardan korkup, umumu sevindirecek vaki teklifleri reddedenlerden de hayır gelmez.
Milletin teveccühünü beklemeden, cesareti ile ‘bende varım’ diyemeyen siyasilerden de hayır gelmez. Kâh ortalıkta görünen, kâh ‘ben bu işte yokum’ diyenlerden de hayır gelmez. Yöneticilerin baskısına boyun eğen, kendisine yapılan hakaretleri vicdanı sızlamadan kabullenenlerden, hele hele zerre miktar cesareti bulunmayanlardan hayır gelmez.
Bu seçimlerde de ortalıklarda göründükten sonra, korku ve baskıyı görünce köşesine çekilenlerden de hayır gelmez. Ömrünü zikzaklar içerisinde geçirenlerden, gömlek değiştirenlerden, daima ‘bensiz olmaz’ beklentisi içinde olanlardan da hayır gelmez. Rizikolu durumlarda merdane davranamayanlardan, fırsat bulunca da Brütüs gibi arkadan hançerleyenlerden, muhalefeti hakkıyla yapamayanlardan da hayır gelmez.
Milleti avutmayı başarı zannedenlerden, şahsi menfaatini daima ön planda düşünenlerden, sırası gelince de vefasızlık yapanlardan hayır gelmez. Yüreği gümbür gümbür meydan okuyamayan, yüksek ses karşısında kedi gibi pusanlardan da hayır gelmez.
Haksızlıkları gördüğü halde susmayı tercih eden, cesareti ile ‘ne oluyor’ diye haykıramayanlardan da hayır gelmez. Sadece makamları sebebiyle ilgi duyulan kişilerden, cesaretli çıkış beklemek boşunadır. Siyasette cumhurbaşkanı olmuş, başbakan olmuş, milletvekili olmuş, genel başkan olmuş, çeşitli mevkilere gelmiş, ancak millet uğruna fedakârlıktan kaçınanlardan hayır gelmez.
• Kendinden emin olmayanlardan,
• Yürekli çıkış yapamayanlardan,
• Baskı altında meydandan çekilenlerden,
• Haksızlıklar karşısında susanlardan,
• Her türlü şahsi ve ailevi endişeleri aşamayanlardan,
• Evlad ü îyal diyerek korkak davrananlardan,
• Önce millet sonra ben diyemeyenlerden
hayır gelmez.
Milletin de, bu gibi insanlardan yardım beklemesi doğru olmaz. Bu gibilere iltifatta olmaz. Emanet de teslim edilemez. Onun için ülkemizi selamet, saadet ve refaha kavuşturabilecek yeni, yürekli, muhtevalı, genç, adam gibi adam liderlere ihtiyaç vardır.
Selam doğru yola uyanlara olsun.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here